Kendi İşini Kurmak: Şirket Türleri, KOSGEB ve Sermaye
Bu içerik nasıl hazırlandı? İçerik, alanında uzman yazarlar tarafından hazırlanmış, güncel iş kanunu ve saha deneyimine göre incelenmiştir.

Kendi işini kurmak, iş fikrini sınamak, doğru şirket türünü seçmek, kaydı ve vergi mükellefiyetini tamamlamak ve ilk aylarda işi ayakta tutacak sermayeyi hesaplamaktan oluşan bir süreçtir. Resmî kuruluş işlemleri birkaç adımda biter; asıl zor olan, gelir gelmeye başlayana kadar işletmeyi sürdürmektir.
Aşağıdaki başlıklar bu süreci sırasıyla anlatıyor: fikrin sınanması, şirket türleri, kuruluş ve vergi kaydı, KOSGEB destekleri, sermaye planı ve yeni girişimcilerin sık düştüğü hatalar.
Nereden başlamalı?
İlk adım, fikrinizin gerçek bir ihtiyaca karşılık gelip gelmediğini para harcamadan önce sınamaktır. Hedef müşterilerinizle birebir konuşun, sorununu nasıl çözdüklerini ve bunun için ne ödediklerini sorun. Mümkünse ürününüzün ya da hizmetinizin basit bir sürümüyle küçük ölçekli bir satış deneyin.
Ardından kısa bir iş planı yazın. Tek sayfalık bir plan bile yeterlidir: hangi sorunu çözüyorsunuz, müşteriniz kim, gelir nereden gelecek, sabit giderleriniz neler ve rakiplerinizden farkınız ne. Bu plan sonradan destek başvurularında, banka görüşmelerinde ve ortaklık konuşmalarında da işinize yarar. Girişimciliğin kişisel yanını merak ediyorsanız girişimci olmak rehberi bu soruyu ayrıca ele alıyor.
Hangi şirket türünü seçmelisiniz?
Kendi işini kurmak isteyenlerin karşısındaki temel seçenekler şahıs işletmesi, limited şirket, anonim şirket ve adi ortaklıktır. Seçim vergi yükünüzü, borçlardan sorumluluğunuzu ve büyüme esnekliğinizi belirler.
Şahıs işletmesi
Şahıs işletmesi, halk arasında "şahıs şirketi" denen yapıdır ve en hızlı, en düşük maliyetli kuruluş yoludur. Ana sözleşme gerekmez; işletme sizin adınızla faaliyet gösterir ve kazancınız gelir vergisine tabi olur. Gelir vergisi artan oranlı bir tarifeyle alınır; tahmini yükünüzü gelir vergisi hesaplama aracıyla görebilirsiniz.
En büyük dezavantajı sınırsız sorumluluktur. İşletmenin borçlarından kişisel mal varlığınızla sorumlu olursunuz. Serbest meslek, küçük ölçekli hizmet ve butik ticaret için sık tercih edilir.
Limited şirket
Limited şirket, küçük ve orta ölçekli işletmelerin en çok seçtiği tüzel kişiliktir. Ortakların sorumluluğu kural olarak taahhüt ettikleri sermaye payıyla sınırlıdır; vergi ve prim borçları gibi kamu alacaklarında ise ortakların sorumluluğu ayrıca düzenlenmiştir. Şirket kazancı kurumlar vergisine tabidir.
Anonim şirket
Anonim şirket, büyüme ve yatırımcı alma planı olan girişimler için uygundur. Sermaye paylara bölünür ve paylar devredilebilir; bu yapı yeni ortak almayı kolaylaştırır. Karşılığında genel kurul, yönetim kurulu ve daha sıkı kayıt düzeni gibi kurumsal yükümlülükler getirir.
Limited ve anonim şirkette kanunun öngördüğü bir asgari sermaye tutarı vardır ve bu tutar zaman zaman güncellenir. Güncel rakamı kuruluştan önce ticaret sicili müdürlüğünden ya da mali müşavirinizden teyit edin.
Adi ortaklık
Adi ortaklık, Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen ve iki ya da daha fazla kişinin ortak bir amaç için bir araya geldiği sözleşmeye dayalı yapıdır. Tüzel kişiliği yoktur ve ortakların sorumluluğu sınırsızdır. Geçici ya da küçük ölçekli ortak işler için tercih edilir.
Kuruluş ve vergi kaydı nasıl yapılır?
Limited ve anonim şirketlerin kuruluş işlemleri Ticaret Bakanlığının Merkezi Sicil Kayıt Sistemi (MERSİS) üzerinden başlatılır. Ana sözleşme hazırlanır, gerekli imzalar atılır ve şirket ticaret siciline tescil edilir. Tescille birlikte şirket tüzel kişilik kazanır.
Tacir sayılan işletmeler ticaret siciline ve ilgili odaya, esnaf ve sanatkâr sayılan küçük işletmeler ise esnaf odasına ve esnaf ve sanatkâr siciline kaydolur. Hangisine girdiğiniz faaliyetinizin türüne ve ölçeğine göre belirlenir. Ardından vergi dairesinde mükellefiyet açılır; KDV, muhtasar beyanname ve damga vergisi gibi yükümlülükler bu kayıtla başlar.
Kuruluşla birlikte ayrı bir işletme banka hesabı açın. İlk günden bir mali müşavirle çalışmak, beyanname takvimini kaçırmamanın en güvenli yoludur.
KOSGEB'in yeni girişimcilere destekleri
KOSGEB, yeni kurulan işletmelere yönelik destekleri Girişimci Destek Programı altında veriyor. Programın amacı, öncelikli sektörlerde yeni kurulan işletmelerin ayakta kalmasını sağlamak. Hangi sektörlerin öncelikli sayıldığı, destek kalemleri, üst limitler ve geri ödeme koşulları programın uygulama esaslarında yer alır ve dönem dönem güncellenir.
KOSGEB ayrıca iş kurma ve işletme yönetimi bilgisini geliştirmeye yönelik girişimcilik eğitimleri düzenliyor. Bu eğitimin desteğe başvuru için şart olup olmadığını ve hangi belgelerin istendiğini başvurudan önce güncel uygulama esaslarından ve bağlı olduğunuz KOSGEB müdürlüğünden kontrol edin.
Destek başvurusu yapacaksanız iş planınızı gerçekçi rakamlarla hazırlayın. Kendi işini kurmak isteyen birinin KOSGEB desteğini başlangıç sermayesinin yerine koyması risklidir; desteğin hangi giderleri, hangi koşulla ve ne zaman karşılayacağı uygulama esaslarında belirlidir ve destek tek başına işletmeyi ayakta tutmaz.
Kendi işini kurmak için ne kadar sermaye gerekir?
Burada iki ayrı rakamı karıştırmamak gerekir. Asgari sermaye yalnız tescil için aranan yasal tabandır. Asıl önemli olan işletme sermayesidir: gelir gelmeye başlayana kadar kira, maaş, sigorta primleri, muhasebe, enerji, yazılım ve pazarlama giderlerini karşılayacak para.
İşletme sermayesini hesaplarken aylık sabit giderlerinizi çıkarın ve bunu en az birkaç ay boyunca hiç gelir olmayacakmış gibi çarpın. Kendi işini kurmak isteyenlerin çoğu yalnız açılış masrafını hesaplar; oysa ilk aylarda sürekli giderler beklenenden yüksek, gelir ise beklenenden geç gelir. Kendinize ödeyeceğiniz geçim parasını da bu hesaba katın.
İlk çalışanınızı alacaksanız brüt ücretin yanına işveren sigorta primini de eklemelisiniz. Muhasebe işlerini dışarıdan almak yerine ekibe katmayı düşünüyorsanız ön muhasebe iş ilanları bu rolde aranan nitelikleri gösterir.
Yeni girişimcilerin sık yaptığı hatalar
Kendi işini kurmak heyecan vericidir; bu heyecan bazı tehlikeleri görmeyi zorlaştırır. Kuruluştan sonraki ilk yılda en çok karşılaşılan hatalar şunlardır:
Sürekli giderleri, özellikle kira, maaş ve sigorta primlerini olduğundan düşük tahmin etmek.
İş planı yazmadan başlamak ve ilk aylarda yön değiştirip durmak.
Vergi takvimini takip etmemek; gecikmeler ceza ve gecikme zammı olarak geri döner.
Kişisel harcamalarla işletme harcamalarını aynı hesaptan yapmak.
İlk müşterilerden geri bildirim istememek ve ürünü varsayımlarla geliştirmeye devam etmek.
Bu hataların ortak noktası planlamadır. Yazılı bir plan, ayrı bir hesap ve aylık gider takibi, kendi işini kurmak isteyen birinin ilk yılı atlatmasında en çok işe yarayan alışkanlıklardır.
Sıkça Sorulan Sorular

Editör
15 yıllık kurumsal deneyimin ardından çalışan bağlılığı, kurum kültürü ve yönetsel gelişim alanlarına odaklanan Uğur Selamcı, şirketlere profesyonel destek sunmaktadır. Seminerler, online etkinlikler ve podcast yayınlarının yanı sıra kişisel blogunda ve İsbul.net bloglarında yazdığı içeriklerle bilgi ve deneyimlerini paylaşmaktadır.
Bu yazı hakkında ne düşünüyorsun?
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...


