İçeriğe geç

İş Değiştirme Korkusu: Nedenleri ve Aşma Yolları

İnceleyenisbul.net Editöryal Ekibi
Yayınlanma
Güncelleme
Okuma süresi3 dk

Bu içerik nasıl hazırlandı? İçerik, alanında uzman yazarlar tarafından hazırlanmış, güncel iş kanunu ve saha deneyimine göre incelenmiştir.

Is Degistirme Korkusu: Nedenleri ve Asma Yollari

İş değiştirme korkusu, işinizden memnun olmadığınız hâlde belirsizlik, kayıp ya da başarısızlık endişesiyle ayrılma kararını sürekli ertelemenizdir. Tıbbi bir tanı değildir; çalışan insanların çoğunun hayatının bir döneminde yaşadığı, ama uzadığında kişiyi yıllarca mutsuz olduğu bir işte tutabilen bir durumdur.

Korkunun kendisi sorun değildir. Bir işi bırakmak gerçekten risk taşır ve bu riski ciddiye almak sağlıklıdır. Sorun, korkunun soruyu tartmanızı değil, hiç sormamanızı sağlamasıdır.

İş değiştirme korkusu nereden gelir?

Bu korkunun tek bir kaynağı yoktur; çoğu zaman birkaç endişe üst üste biner.

  • Bilinmeyenden korkarsınız. Bugünkü işinizin kötü yanlarını biliyorsunuz, yenisininkileri bilmiyorsunuz; bilinen bir sıkıntı, bilinmeyen bir ihtimalden daha katlanılır gelir.

  • Elinizdekini kaybetmekten korkarsınız: yıllar içinde kazandığınız kıdem, alıştığınız ekip, eve yakın bir iş yeri ya da esnek bir çalışma düzeni.

  • Yeni işte başarısız olmaktan, deneme süresinde çıkarılmaktan ya da "yanlış karar verdim" demekten çekinirsiniz.

  • Ailenizin ve çevrenizin tepkisinden endişe edersiniz, özellikle güvenceli görülen bir işi bırakıyorsanız.

  • Gelirinizin kesintiye uğrayacağını, borç ya da kira ödemelerini aksatacağınızı düşünürsünüz.

Bu endişelerin hangisinin sizde ağır bastığını bilmek önemlidir, çünkü her birinin çaresi farklıdır. Bilinmeyenden korkan biri bilgi toplayarak rahatlar; maddi kaygısı olan biri ise ancak somut bir hesapla.

Aynı yerde uzun yıllar çalışmış olmak iş değiştirme korkusunu çoğu zaman büyütür. Uzun süre tek bir işverenin sistemine, yazılımlarına ve insanlarına alıştığınızda, becerilerinizin başka bir yerde de geçerli olup olmadığından emin olamazsınız. Bu kaygıyı gidermenin en kolay yolu, yaptığınız işleri bir kâğıda dökmek ve ilanlarda istenen becerilerle karşılaştırmaktır; çoğu kişi bu listenin sandığından uzun olduğunu görür.

Korku mu, haklı bir uyarı mı?

İş değiştirme korkusunun bir kısmı sizi gerçekten korur. Birikiminiz yoksa, kısa süre önce işe başladıysanız ya da sektörünüzde ilan sayısı belirgin biçimde azalmışsa duraksamanız yerindedir. Bu durumda yapılacak şey kararı iptal etmek değil, zamanlamayı ve hazırlığı değiştirmektir. Hazırlığın neleri kapsadığını iş değiştirirken nelere dikkat edilmeli rehberinde ayrıntılı bulabilirsiniz.

Korkunun uyarı değil engel olduğunu gösteren işaretler de vardır. Aylardır aynı şikâyeti tekrarlıyor ama tek bir ilana bakmıyorsanız, sizinle görüşmek isteyen bir işvereni "nasılsa olmaz" diye geri çeviriyorsanız ya da kararı her seferinde "biraz daha bekleyeyim" diye erteliyorsanız, sizi durduran şey bir risk hesabı değil, alışkanlıktır.

Korkuyu küçültmenin yolları

İş değiştirme korkusu en çok belirsizlikten beslenir. Belirsizliği azalttıkça korku da küçülür. Şu adımlar bu yüzden işe yarar:

  1. Çalıştığınız işi bırakmadan aramaya başlayın. Bir teklif almadan istifa etmek zorunda değilsiniz; elinizde bir iş varken görüşmelere girmek pazarlık gücünüzü de artırır.

  2. Alanınızdaki ilanları birkaç hafta düzenli izleyin. Hangi becerilerin istendiğini, hangi unvanların açıldığını görmek, "dışarıda bana göre iş yok" düşüncesini somut bilgiyle sınar ve iş değiştirme korkusunu soyut bir endişe olmaktan çıkarır.

  3. En kötü senaryoyu yazıya dökün: yeni iş tutmazsa ne olur, kaç ay idare edebilirsiniz, nereye dönebilirsiniz? Yazılan bir senaryo, kafada dönen bir endişeden çoğu zaman daha küçük görünür.

  4. Birkaç aylık zorunlu gideriniz kadar bir birikim yapmaya çalışın. Bu tampon, kararın aceleyle değil, sakin bir kafayla verilmesini sağlar.

  5. Hedeflediğiniz işte çalışan biriyle konuşun. İşin gerçek yüzünü ilandan değil, onu yapan birinden öğrenmek çoğu kaygıyı yerinde çözer.

Teklif aldığınızda ise yalnız ücrete değil, iş tanımına, ekip yapısına, yol süresine ve yan haklara birlikte bakın. Belirsiz kalan her konuyu imzadan önce yazılı olarak netleştirmek, iş değiştirme korkusunun yeni işe taşınmasını da önler.

Ayrılmadan önce bilmeniz gereken haklar

Hak kaybı endişesi, iş değiştirme korkusunun en somut ayağıdır ve bilgiyle büyük ölçüde giderilir. 4857 sayılı İş Kanunu'na göre belirsiz süreli bir iş sözleşmesini sona erdirmek isteyen taraf bunu karşı tarafa önceden bildirmek zorundadır. Bildirim süresi kıdeminize bağlıdır: altı aydan az çalışana iki hafta, altı ay ile bir buçuk yıl arasında dört hafta, bir buçuk ile üç yıl arasında altı hafta, üç yıldan fazla çalışana sekiz haftadır. Bu sürelere uymadan ayrılan taraf, süreye karşılık gelen ücret tutarında tazminat öder.

Bildirim süresi boyunca işveren size yeni iş aramanız için iş saatleri içinde ve ücretinizden kesmeden günde en az iki saat izin vermek zorundadır. Bu izni isterseniz birleştirip ayrılmadan önceki günlerde toplu kullanabilirsiniz.

Yeni işinizde sözleşmeye deneme süresi konduysa bu süre en çok iki aydır; toplu iş sözleşmeleriyle dört aya kadar uzatılabilir. Deneme süresinde iki taraf da sözleşmeyi bildirim süresi beklemeden ve tazminatsız sona erdirebilir, ama çalıştığınız günlerin ücreti ödenir. Kendi isteğinizle ayrılırsanız kıdem tazminatı, kanunda sayılan özel durumlar dışında ödenmez; bunu kararınızı verirken hesaba katın.

Yeni işe başladıktan sonraki ilk haftalar da korkunun en yoğun hissedildiği dönemdir.

Sıkça Sorulan Sorular

Normaldir. Bir işi bırakmak gelir, düzen ve sosyal çevre açısından gerçek bir değişikliktir ve çoğu insan bu kararı verirken kaygı duyar. Kaygının kendisi bir sorun değildir; sorun, kararı bütünüyle durdurmasıdır. Aylardır aynı şikâyeti dile getirdiğiniz hâlde hiçbir adım atmıyorsanız kaygıyı küçük adımlarla, örneğin önce birkaç ilana bakarak yönetmeyi deneyin.

Genellikle hayır. 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'na göre işsizlik ödeneği, iş sözleşmesi kendi istek ve kusuru dışında sona eren sigortalıya bağlanır. Kendi isteğinizle istifa ettiğinizde bu şart oluşmaz. Kanunun saydığı bazı haklı nedenlerle sözleşmeyi siz feshederseniz durum değişebilir; böyle bir durumdaysanız İŞKUR'a danışın.

Herkes için geçerli tek bir zaman yoktur. Elinizde bir teklif varken, birkaç aylık giderinizi karşılayacak birikiminiz varken ve ayrılma isteğiniz geçici bir öfkeden değil uzun süren bir memnuniyetsizlikten geliyorsa zamanlama daha sağlamdır. Prim, ikramiye ya da kıdem gibi yakında hak edeceğiniz bir ödeme varsa ayrılış tarihini buna göre planlamak da mantıklıdır.
Onaylı uzman

Editör

15 yıllık kurumsal deneyimin ardından çalışan bağlılığı, kurum kültürü ve yönetsel gelişim alanlarına odaklanan Uğur Selamcı, şirketlere profesyonel destek sunmaktadır. Seminerler, online etkinlikler ve podcast yayınlarının yanı sıra kişisel blogunda ve İsbul.net bloglarında yazdığı içeriklerle bilgi ve deneyimlerini paylaşmaktadır.

15+
Yıl İK deneyimi
203+
Yayınlanmış yazı

Bu yazı hakkında ne düşünüyorsun?

Yorumlar

1000

En az 3 karakter. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.

Yorumlar yükleniyor...

Paylaş: