İçeriğe geç

Sokrates’in Üç Filtre Testi

İnceleyenisbul.net Editöryal Ekibi
Yayınlanma
Güncelleme
Okuma süresi2 dk

Bu içerik nasıl hazırlandı? İçerik, alanında uzman yazarlar tarafından hazırlanmış, güncel iş kanunu ve saha deneyimine göre incelenmiştir.

Sokrates’in Uc Filtre Testi

Sokrates'in Üç Filtresi, birinin başka biri hakkında anlatacağı dedikoduyu veya haberi ağzından çıkarmadan önce dedikoduyu ve gereksiz bilgiyi önlemeyi amaçlayan ünlü bir iletişim testidir. Sokrates'in üç filtresi Doğruluk, İyilik ve Yararlılıktır.  Sokrates büyük bir filozof olması yanında çevresi tarafından saygı duyulan ve itibar sahibi bir insandı. Tanıdık bir dostu bir gün kendisini ziyarete geldiğinde, O'na "yakın bir arkadaşın hakkında ne işittiğimi biliyor musun" dedi... Bu tür bir iletişim disiplini özellikle ekip yönetimi ve kurum kültürü açısından önemli olduğundan, İnsan Kaynakları iş ilanları gibi pozisyonlarda da aranan bir yetkinliktir. Aynı zamanda müşteri ilişkileri ve profesyonel iletişim açısından önemli olduğundan, satış iş ilanlarını değerlendiren kişiler için de önemli bir yetkinliktir.

Sokrates bu soru üzerine, gelen dostuna kendisini konu hakkında bilgilendirmeden önce bir test uygulayacağını ve 3 soru soracağını söyledi.

Böylelikle söylenen şeyin ne olduğunu duymadan önce onu bu sorularla bir filtreden geçirme imkanı olacaktı.

Sokrates'in Üç Elek (Üçlü Filtre) Testi Hikayesi

Birinci sorunun tanımı; “Gerçek”. Bana şimdi söyleyeceğin bilginin gerçek olduğundan tam olarak emin misin?

Hayır dedi dostu, bu bilgiyi yalnızca birisinden duyduğunu iletti.

Bu cevap üzerine Sokrates; Demek ki sen az sonra söyleyeceğin bu şeyin doğru ya da yanlış olduğu konusunda emin değilsin.

İkinci sorunun tanımı; “İyilik”. Birazdan yakınım hakkında söyleyeceğin bilgi iyi bir bilgi mi yoksa kötü bir söylem mi?

Dostunun buna cevabı da “Hayır.” Oldu. İyi bir şey söylemeyeceğini belirtti.

Bu cevabın üzerine Sokrates şu yanıtı verdi. “Yakınım hakkında bana kötü bir şey ileteceksin ama bunun gerçekte olup olmadığını bile bilmiyorsun.”

Konuşmadan Önce Sorulması Gereken 3 Soru

Son sorunun tanımı; “İşe yararlılık”. Peki bu bilgiyi öğrendiğimde, bu bilgi benim işime yarayacak mı? İşe yarar bir bilgi mi paylaşacaksın?

Dostunun bu son soruya cevabı da hayır oldu. Aktaracağı şey Sokrates’in hiçbir işine yaramayacaktı.

Sokrates yüzünü dönerek; “İşime yaramayacak, doğru olmayan ve faydası dokunmayan bir bilgiyi bana neden söyleyesin ki?” dedi.

Dedikodudan Uzak Durmak: Bu Test İş ve Sosyal Hayatınıza Ne Katar?

İş hayatında olsun, sosyal yaşantınızda olsun hiçbir zaman yakınlarınızın ardından konuşmayın. Sokrates’in 3 filtre testini uygulayarak karar verin, insanlarla olan ilişkinizi ve saygınlığınızı aynı düzeyde koruyun.

Kendi ekibinizde bu tür bir güven ve saygı kültürü inşa etmek isteyen işverenler ise isbul.net sayfalarından doğru adaylara ulaşabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Sokrates'in 3 filtresi; "Doğruluk", "İyilik" ve "Yararlılık"tır. Konuşmadan önce söylenecek şeyin bu üç süzgeçten geçip geçmediğini sorgulamayı öğütler.

Birisi hakkında konuşmadan önce kendinize şunu sorun: "Bu söylediğim kesin mi? İyi bir şey mi? Karşımdakine ne faydası var?" Üçüne de evet diyemiyorsanız konuşmayın.

Çünkü dedikodu genelde doğruluğu kanıtlanmamış, kötü niyetli ve kimseye faydası olmayan sözlerden oluşur. Sokrates bunun hem anlatanın hem de dinleyenin itibarını zedelediğini düşünürdü.

Evet, özellikle iş yerinde dedikodu, yanlış bilgi ve gereksiz eleştirileri engellemek için birebirdir. İletişimi netleştirir, güven ortamını korur ve gereksiz çatışmaları önler.

Çünkü Sokrates, doğru ve iyi olsa bile bilginin bir işe yaramıyorsa o an için gereksiz olduğunu düşünürdü. Zaman ve enerji israfını engellemek için bu filtreyi koymuştur.
Onaylı uzman

Editör

Reklam yazarlığının yanı sıra tüm kreatif süreçleri kapsayan e-ticaret ve digital marketing deneyimi var. Birçok dijital markanın yükseliş döneminde kreatif grubun önemli bir parçasıydı. Uzun yıllar kreatif ekiplerde metin yazarı olarak çalıştı. Tam zamanlı ve freelance olmak üzere birçok marka için sosyal medya ve e -ticaret içerik çalışmalarında kreatif içerikler hazırladı.

15+
Yıl İK deneyimi
51+
Yayınlanmış yazı

Bu yazı hakkında ne düşünüyorsun?

Yorumlar

1000

En az 3 karakter. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.

Yorumlar yükleniyor...

Paylaş:

İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar

Neslihan Kor

Neslihan Kor

Merhaba, ben Neslihan Kor. Ben de kendi adıma bir başarı hikayesi yazdım. Her şey her genç mezun ya da stajyer gibi benim için de büyük umutlar ama aynı zamanda devasa belirsizliklerle başladı. İzmir’de, Türkiye’nin kendi sektöründe öncü ve parmakla gösterilen firmalarından birinde İnsan Kaynakları asistanı olarak zorunlu stajıma kabul edildiğimde dünyalar benim olmuştu. Ancak bu heyecan, bir başarı hikayesi yazmak yerine kısa süre sonra yerini yoğun bir gelecek kaygısına bıraktı. Bir yandan İzmir iş ilanları bölümüne bakıp sektördeki hareketliği takip ediyordum. Stajımın son günleri yaklaştıkça, her sabah yataktan kalktığımda zihnimde yankılanan tek bir soru vardı: "Peki, yarın ne olacak?"

Yapabilirim Cunku Kendime Guveniyorum

Yapabilirim Çünkü Kendime Güveniyorum

Son dönemde iş ilanlarına göz gezdirdiyseniz, firmaların artık sadece teknik donanım veya klasikleşmiş "dış görünümüne özen göstermek" gibi kriterlerle yetinmediğini fark etmişsinizdir. Hemen hemen her ilanın satır arasında şu ifade karşımıza çıkıyor: "Yüksek öz güven sahibi, kendine güvenen takım arkadaşları aranıyor." İş ararken öz güveninizin yeterli olması önemli bir belirleyicidir. Her şeyden önce incelediğiniz ilanlardaki şartları yerine getireceğinize dair kendinizi ikna etmelisiniz. Özellikle insanlarla sürekli iletişim halinde olunan pozisyonlarda yüksek öz güven büyük önem taşır. Satış iş ilanlarını inceleyerek iletişim becerilerinizi kullanabileceğiniz ve kendinizi geliştirebileceğiniz fırsatları değerlendirebilirsiniz. Ofis elemanı ilanları da ofis ortamında çalışarak öz güven geliştirmek adına genel iş başlangıcı için uygun. Peki, iş dünyasının peşinden koştuğu bu öz güven tam olarak nedir ve neden bu kadar hayati bir öneme sahip?

Oz Guven Eksikligini Gidermenin Puf Noktalari

Öz Güven Eksikliğini Gidermenin Püf Noktaları

Öz güven eksikliği, iş hayatında sosyal psikolojinin etkisi düşünüldüğünde çok daha geniş bir tablo ortaya koyar. Bazen toplantıda söz almakta zorlanmak olarak karşına çıkar, bazen bir fırsatı hep sonraya bırakmak olarak. Özgüven eksikliği nasıl giderilir sorusu da tam bu noktada anlam kazanıyor. Çünkü doğru adımlar atıldığında bu tablo gerçekten değişebilir.