Kendi Markanızı Pazarlamanın En Etkili Yolları
Bu içerik nasıl hazırlandı? İçerik, alanında uzman yazarlar tarafından hazırlanmış, güncel iş kanunu ve saha deneyimine göre incelenmiştir.

İş Hayatında Kişisel Marka Nasıl Korunabilir?
"Self-Marketing Power" kitabının yazarı Jeff Beals'a göre ne iş yaparsanız yapın, önce kendi markanızı oluşturmanız, sonra da onu korumanız gerekiyor. Peki bu koruma pratikte nasıl görünüyor? Bir toplantıda yanlış bir şey söylemek, hassas bir konuda fikir beyan etmek ya da bilmediğin bir alanda konuşmak; bunların hepsi markana iz bırakır. Markalaşma süreci konusunda fark yaratmak istiyorsanız, bu tür küçük anlar düşündüğünüzden çok daha belirleyicidir.
Ama asıl mesele, kendi markanızı pazarlama sırasında nasıl davrandığındır. Beals'ın önerileri karmaşık değil; sakin ol, dürüst ol, toparlanmayı bil. İşin özü bu.
Fikir Ayrılıklarında Sakin Kalmak
İş ortamında seninle aynı fikirde olmayan insanlar her zaman olacak. Beals bu noktada şunu söylüyor: "Bir çalışma arkadaşın saldırgan bir şey söylemedikçe, herkesin önünde tartışmaya girme. Fikirlerini yalnız kaldığınızda paylaş."
Kulağa pasif geliyor, değil mi? Aslında tam tersi. Kamuya açık bir tartışmada kazansan bile, ortamı gergin bıraktığın için kaybedersin. Kişisel marka sahibi olma büyük ölçüde bu tür küçük kararlardan şekilleniyor.
Bilmediğin Konuda Konuşmamak Çoğu Zaman En İyisidir
İş hayatında hepimizin bilgi boşlukları olabilir. Yetersiz hissettiğiniz bir konuyu biliyormuş gibi gizlemeye çalışmak çoğunlukla ters teper ve profesyonel güvenilirliğinizi zedeler. Bu durumlar için Valerie Beals çok daha stratejik bir yol öneriyor: Sözlerinize tecrübeli ve emin olduğunuz bir alandan başlayıp, konuşmayı bildiğiniz noktalara bağlayın.
Bir toplantıda veya iş görüşmesinde, Beals'ın da vurguladığı gibi "Bu konuda henüz detaylı bir bilgim yok ama şu alandaki deneyimlerime dayanarak şunu söyleyebilirim" demek kesinlikle bir zayıflık değildir. Aksine, bu dürüstlük iş dünyasındaki en saygın duruşlardan biridir. Samimi ve şeffaf olmak, her şeyi biliyormuş gibi davranmaktan çok daha güçlü ve profesyonel bir izlenim bırakır.
Yanlış Bir Şey Söylediğinde Ne Yapmalısın?
Toplantıda, birebir görüşmede ya da sıradan bir sohbette istemediğin bir şey ağzından kaçabilir. Bu herkese olur. Yapılacak ilk şey kısa ve net bir özür dilemek. Sonrasında ortamı yumuşatacak pozitif bir şeyler söyle ve devam et.
Durumu olduğundan büyük göstermek de hatayı sürekli gündeme taşımak da markana zarar verir. Gülümse ve ilerle. Talk show sunucusu Beyazıt Öztürk'ün canlı yayındaki dil sürçmelerini kahkahaya çevirdiğini hatırla; işte o yüzden seyirci onu severdi.
Hassas Konularda Dikkatli Olmalısın
İnsanları etkilemeye çalışırken tam tersini yapmak çok kolay. Özellikle yazılı iletişimde, yani e-posta ya da mesajlarda, bu hassasiyeti daha da artırman gerekiyor. Söylediklerinin bağlamı kaybolabilir, tonu okumak zorlaşır.
Hassas konulardan olabildiğince uzak durman seni soğuk biri yapmaz. Aksine, düşünüp konuşan biri olarak tanınmana yardımcı olur.
Kişisel Marka Konusunda Sonuç
Kişisel markayı korumak tek seferlik bir karar değil, günlük küçük seçimlerin toplamı. Tartışmalarda nasıl durduğun, bilmediğin konularda ne söylediğin, yanlış bir şeyin ardından nasıl davrandığın; bunların hepsi izlenim bırakır. Kariyer planlaması ve kişisel gelişim konularında daha fazla içerik için isbul.net'i ziyaret edebilir, iş ilanları üzerinden sana uygun seçeneklere ulaşabilirsin.
Sıkça Sorulan Sorular

Editör
Sera Erdağı kariyer, iş dünyası, meslek rehberleri ve çalışma hayatı üzerine içerikler üretmektedir. İş arama süreçlerinden profesyonel gelişime, sektör analizlerinden meslek tanıtımlarına kadar farklı alanlarda araştırma temelli ve kullanıcı odaklı içerikler hazırlamaktadır. SEO uyumlu içerik üretimi ve dijital yayıncılık alanında aktif olarak çalışmalarını sürdürmekte; güncel, anlaşılır ve fayda odaklı içerikleriyle okuyuculara kariyer yolculuklarında rehberlik etmeyi amaçlamaktadır.
Uzmanlık Alanları
Bu yazı hakkında ne düşünüyorsun?
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar

Girişimcilik Kültürü
Girişimcilik kültürü, bir toplumun iş kurma ve iş yürütme konusundaki değer yargılarını, alışkanlıklarını ve genel tutumunu kapsar. Sadece işletme açmak değildir. Girişimciliğe nasıl baktığımız, girişimciyi nasıl konumlandırdığımız da bu kültürün bir parçasıdır. Türkiye'de tam zamanlı iş ilanları arasında girişimci ruhlu adaylara yönelik pozisyonların giderek artması, bu kültürün iş dünyasına nasıl yansıdığını gösteriyor.

Markalaşma Sürecinde Fark Yaratmanın Etkili Yolları
Markalaşmak bir ürün ya da hizmetin insanlar tarafından tanınır hale gelmesi demektir. Kısaca nam salmak da diyebilirsiniz. Ama asıl mesele tanınmaktan öte doğru tanınmaktır. Tanınmak, bilinmek kulağa kolay gibi gelse de nasıl olacağı her zaman o kadar kolay olmayabilir.

Büyük ve Küçük İşletmelerde Çalışmanın Farkları
İş ararken aklına mutlaka şu soru gelmiştir: "Büyük bir şirkette mi çalışsam, küçük bir işletmede mi?" Kulağa basit gibi görünse de bu karar, günlük hayatını doğrudan etkiler. Çalışma saatlerin, kariyer gelişimin, hatta iş güvencen bu tercihle şekillenir. Muhasebe ilanlarına ya da satış ve pazarlama pozisyonlarına baktığında hem büyük hem küçük şirketlerin ilanlarını görürsün. Ama hangisinin sana daha uygun olduğunu anlamak için önce bazı yaygın yanılgıları bir kenara bırakmak gerekiyor.