Girişimcilik Kültürü
Bu içerik nasıl hazırlandı? İçerik, alanında uzman yazarlar tarafından hazırlanmış, güncel iş kanunu ve saha deneyimine göre incelenmiştir.

Girişimcilik Kültürü Nedir?
Girişimcilik kültürü, bir toplumun iş kurma ve iş yürütme konusundaki değer yargılarını, alışkanlıklarını ve genel tutumunu kapsar. Sadece işletme açmak değildir. Girişimciliğe nasıl baktığımız, girişimciyi nasıl konumlandırdığımız da bu kültürün bir parçasıdır. Türkiye'de tam zamanlı iş ilanları arasında girişimci ruhlu adaylara yönelik pozisyonların giderek artması, bu kültürün iş dünyasına nasıl yansıdığını gösteriyor.
Kültür kavramını ele alırsak bir toplumun tarihsel süreçte edindiği maddi ve manevi değerlerin, yaşam biçimlerinin ve düşünce kalıplarının toplamıdır. Girişimcilik kültürü de bu genel tanımın iş dünyasındaki yansımasıdır. Yani kişisel bir tutum ve toplumsal bir algı meselesidir.
Girişimcilik Kültürünün Üç Boyutu
Girişimcilik kültürünü tek bir tanıma sıkıştırmak zordur. Ama üç ayrı boyuttan bakınca tablo netleşiyor.
Birinci boyut kişisel güdüdür. Bireyin kendini kanıtlamak, ekonomik bağımsızlık kazanmak ya da sosyal statü elde etmek amacıyla bir işletme kurmaya yönelmesi, bu kültürün bireysel katmanını oluşturur. Birisi patron olmak deyince aklına ne geliyor diye sorduğunda bu sorunun cevabı bile o kişinin girişimcilik kültürü hakkında çok şey söyler.
İkinci boyut girişimcinin işletme içi tutumudur. Müşteriyi aldatmak mı yoksa daha iyi ürün sunmak mı hedefleniyor belirlenmelidir. Çalışanlara adil ücret mi veriliyor, yoksa fazla mesai dayatılıyor mu ve vergiler ödeniyor mu bütün bunlar girişimcinin benimsediği kültürü yansıtır. Doğrusu, bu boyut çoğunlukla göz ardı edilir. Oysa işletmenin gerçek karakteri burada ortaya çıkar.
Üçüncü boyut ise toplumun girişimciye bakışıdır. Patron denildiğinde zihinlerde ne canlanıyor düşünülmelidir. Eğer cevap vergi kaçırmak, devleti soymak, ucuz mal pahalıya satmaksa, bu toplumda negatif bir girişimcilik kültürü var demektir. Tersine, girişimci denilince lider, dürüst, çalışkan biri akla geliyorsa durum farklıdır. Japonya'da Samurai değerlerinin, yani dürüstlük ve çalışkanlığın girişimcilik anlayışıyla iç içe geçmesi bu ikinci tablonun iyi bir örneğidir.
Pozitif ve Negatif Girişimcilik Kültürü Arasındaki Fark
Girişimcilik kültürü her zaman olumlu çağrışım yaratmaz. Pozitif girişimcilik kültüründe bireyler bağımsız çalışmayı değerli bulur, kaliteli üretim yapmayı esas alır, vergi ödemeyi olağan karşılar. Girişimcilik iş ilanlarına baktığında bu değerleri benimseyen ekiplerin çok daha sağlıklı yapılar kurar.
Negatif girişimcilik kültüründe ise tablo tersine döner. Kendini kanıtlamanın yolu devlet kapısına ya da başkasının yanında çalışmaya bağlanır. Var olan işletmeler kalitesiz üretip aldatarak kar eder, vergi vermek bir kaybı gibi algılanır. Bu noktada sorun sadece bireysel değil, yapısal bir meseledir.
Ülkelerin ekonomik olarak büyümesi büyük ölçüde bu kültürel dönüşüme bağlıdır. Pozitif girişimcilik değerlerini toplumsal uzlaşmayla tanımlamak ve yaymak, kalkınmanın temel taşlarından biridir.
Üniversiteler ve Girişimcilik Kültürünün Geleceği
Son yıllarda üniversitelerin bu alanda ciddi adımlar attığını görüyoruz. Araştırma ve uygulama merkezleri kurarak öğrencilere proje geliştirme süreçlerini öğretiyorlar. Örneğin ÇOMÜ Dr. H. İbrahim Bodur Girişimcilik Uygulama ve Araştırma Merkezi bu yapıların somut bir örneğidir. Öğrenciler burada sadece fikir üretmiyor o fikri detaylı bir projeye, sonra da hayata geçirilebilir bir uygulamaya dönüştürmeyi öğreniyor.
Bu eğilim umut vericidir. Ama kültürel dönüşüm yalnızca eğitim kurumlarında gerçekleşmez. Aile içi tutumlardan medyaya, politikadan günlük konuşmalara kadar her şey bu kültürü şekillendirir. Sadece bir iş kurmak değil, o işi belirli değerler üzerine inşa etmek.
Girişimcilik Kültürü Hakkında Sonuç
Girişimcilik kültürü, bir bireyin işletme kurma güdüsünden başlayarak toplumun girişimciye bakışına uzanan geniş bir yelpazedir. Negatif ya da pozitif olması, bireysel tercihlere ve toplumsal algıya bağlıdır. Türkiye'de bu kültürün daha sağlıklı bir zemine oturması için girişimcilerin ve toplumun sorumluluk alması gerekiyor. Yeni bir iş kurmayı düşünüyor ya da girişimci adaylarla çalışmak istiyorsan isbul.net üzerinden iş ilanlarına ulaşabilir ve kariyer adımlarını planlayabilirsin.
Sıkça Sorulan Sorular

Editör
Merhaba, ben Aynur Topal. Editör olarak içerik üretimi, metin düzenleme, imla ve dil bilgisi kontrolleri konusunda özenli ve titiz bir şekilde çalışma üretiyorum.
Bu yazı hakkında ne düşünüyorsun?
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar

Kendi Markanızı Pazarlamanın En Etkili Yolları
"Self-Marketing Power" kitabının yazarı Jeff Beals'a göre ne iş yaparsanız yapın, önce kendi markanızı oluşturmanız, sonra da onu korumanız gerekiyor. Peki bu koruma pratikte nasıl görünüyor? Bir toplantıda yanlış bir şey söylemek, hassas bir konuda fikir beyan etmek ya da bilmediğin bir alanda konuşmak; bunların hepsi markana iz bırakır. Markalaşma süreci konusunda fark yaratmak istiyorsanız, bu tür küçük anlar düşündüğünüzden çok daha belirleyicidir.

Markalaşma Sürecinde Fark Yaratmanın Etkili Yolları
Markalaşmak bir ürün ya da hizmetin insanlar tarafından tanınır hale gelmesi demektir. Kısaca nam salmak da diyebilirsiniz. Ama asıl mesele tanınmaktan öte doğru tanınmaktır. Tanınmak, bilinmek kulağa kolay gibi gelse de nasıl olacağı her zaman o kadar kolay olmayabilir.

Büyük ve Küçük İşletmelerde Çalışmanın Farkları
İş ararken aklına mutlaka şu soru gelmiştir: "Büyük bir şirkette mi çalışsam, küçük bir işletmede mi?" Kulağa basit gibi görünse de bu karar, günlük hayatını doğrudan etkiler. Çalışma saatlerin, kariyer gelişimin, hatta iş güvencen bu tercihle şekillenir. Muhasebe ilanlarına ya da satış ve pazarlama pozisyonlarına baktığında hem büyük hem küçük şirketlerin ilanlarını görürsün. Ama hangisinin sana daha uygun olduğunu anlamak için önce bazı yaygın yanılgıları bir kenara bırakmak gerekiyor.