İş Güvenliğinde Atlanan Detay: İş Stresi Öldürüyor

İnsan, hayatının her aşamasında farklı bir stres türüyle mücadele eder. Yeni yürümeye başlayan bir bebeğin dengede durabilmek için çaba gösterdiğini, hırs yaptığını görürüz. Aslında onun bu davranışı bile stresi besleyen bir kaynaktır. İnsanoğlu, doğası gereği mücadele ve azim yeteneğiyle hayatta kalmaktadır. Ancak bu durum bir noktadan sonra stres olarak tezahür etmektedir. Zira günlük hayatta bizi strese sokacak pek çok etkenle karşı karşıya kalırız. Örneğin; ortalama bir yetişkin sabah kalktığında dakikalarla yarışarak hazırlanır ve otobüse yetişmeye çalışır. Bu görevi başarıyla gerçekleştirdiğinde günlük stresinin ilk dozunu almış olur.
Hemen akabinde trafik stresi ve işe geç kalma endişesi; ardından işleri yetiştirme telaşı, az zamanda çok iş beklentisi, patron baskısı, mobbing, aşırı iş yükü, özel hayat ve iş yaşamının çakışması ve kapanış. Tüm bu stresi bir günde yaşayan bir bünye elbette gece de kendini bırakamaz ve uykuda da bu stres devam eder. Sabahın erken saatlerinde çalacak olan alarm ve ertesi gün yaşanacak yoğun iş temposu bilinçaltında barındığı için, beyin uyku sürecinde de boş durmaz ve strese sebep olan hormonları salgılamaya devam eder. Peki, iş stresi nelere sebep olur ve stresle mücadele yöntemleri nelerdir?
“Çalışmak Özgürleştirir”
Şirket sahipleri, sermayedarlar ve işverenler; çalışmanın kutsallığını, yemek için emek gerektiğini, kendilerinin günlerce uykusuz kalarak bugünlere geldiğini anlatır durur. Hatta büyük firmalar, reklam metinlerinde de bunu geçirerek başarılarını çok çalışmaya borçlu olduğunu söyler. Peki, şirketi yüceltmek adına aslında çok çalışan kimdir? Şirket yöneticileri çalışanlara örnek olmak adına işten geç saatte çıkar. Stajyerler deneyim kazanmak için, ofis çalışanları şirketi kalkındırmak için, işçiler ise karnını doyurabilmek için çok çalışır. Kutsallaştırılarak sunulan “çok çalışmak” eyleminin, Nazi kampları girişinde yazan “Çalışmak özgürleştirir” söylevinden farklı olduğunu söyleyebilir miyiz? Belki işini seven insanlar bu benzetmeyi abartı görebilir ancak, stresin en rahat ve pozitif insanda dahi sebep olduğu rahatsızlıkları öğrendikten sonra bize hak vereceksiniz.
İş Güvenliğinde Atlanan Detay: İş Stresi Öldürüyor
Stresi günlük hayatının bir parçası olarak gittiği her yere peşi sıra sürükleyen, ya da bu stresin ardından sürüklenen insanlar ne gibi sorunlarla karşı karşıya kalır? Gelin birlikte göz atalım.
Stresin Psikolojik Etkileri:
Konsantrasyon düşüklüğü,
Unutkanlık,
Asabiyet ve gerginlik,
Dikkat bozukluğu,
Depresyon,
Yetersizlik ve aidiyet duyamama hissi,
Başarısızlık,
Kendisine ya da çevresine dair eleştirel bakış açısı, mükemmeliyetçilik,
Ümitsizlik,
Kontrolsüz gelişen nezaketsizlik,
Dürtü kontrol sorunları,
Karoshi (birazdan değineceğiz)
Akut stres bozukluğu,
Öfke kontrol bozukluğu,
Anksiyete,
Obsesif kompulsif bozukluk
gibi artırılabilecek çokça rahatsızlık ve duygu durum bozukluğu sayabiliriz. Bütün bu saydıklarımız alkol, sigara ve hatta madde bağımlılığına kadar sürüklemekte, dolaylı olarak başka sağlık sorunlarına da yol açmaktadır.
Karoshi: Japonca “fazla çalışmaktan dolayı ölüm” anlamına gelen bu terim, mesleki nedenlerle meydana gelen ani ölüm durumlarını karşılamaktadır. En büyük tıbbi nedenleri stres ve açlıktan meydana gelen kalp krizi ve inmedir. İlk karoşi vakası, 1969’da Japonya’nın en büyük gazetesinin nakliye departmanında çalışan 29 yaşındaki erkek işçinin ölümüyle kayda geçti. Bu terim ise ilk olarak 1978’de kullanıldı.
Karoşi vakalarına milenyum çağından sonra daha sık rastlanması ise dikkatimizden kaçmadı. Global alanda gerçekleşen bir yenilenme ve daha çok para kazanma salgınıyla beraber, ölüm raporunda kalp krizi, mide kanaması, beyin kanaması, inme gibi bulgulara rastlanan pek çok karoşi vakası kayda alındı. Bunlardan en çok ses getireni ise, Japonya’da devlet televizyonu muhabiri Miwa Sado’nun henüz 31 yaşındayken yaşadığı kalp yetmezliği sonucu ölümü oldu.
2013 yılında hayatını kaybeden Sado’nun son bir ayda 159 saat fazla mesai yaptığı, yalnızca iki gün izin kullandığı tespit edildi. 2015 yılında 24 yaşında intihar eden Matsuri Takahashi de tıpkı Sado gibi fazla mesai yaptığı bir dönemde, sosyal medyadan ruhen ve bedenen çok yoğun olduğunu yazdıktan sonra canına kıydı. Benzer bir durum ülkemizde de yaşandı. 15 yıllık bankacı olan Nadide Kısa beyin kanaması geçirerek yaşamını yitirdi. Ölümünün ardından, son günlerde uğradığı mobbing nedeniyle yoğun stres yaşadığı öğrenildi. Benzer pek çok vaka olduğunu belirterek bu konuyu burada noktalayalım ve gelelim stresin diğer olumsuz etkilerine..
Stresin Fizyolojik Etkileri:
Araştırmacılar, stres dönemlerinde vücutta Nöropeptit Y (NPY) adında bir hormon salgılandığını ve bu hormonun bağışıklık sistemini olumsuz etkilediğini açıkladı. Bu durumun sebep olduğu hastalıklar ise şu şekilde;
Tansiyon,
Kalp ve şeker hastalıkları,
Huzursuz bağırsak sendromu ve buna bağlı gelişen mide ve bağırsak yaraları,
Reflü ve ülser,
Hemoroid,
Vertigo,
Egzama,
Kas gerginliği,
Fibromiyalji,
Aşırı kilo alma ya da kilo kaybı,
Hamile kalamama,
Vitiligo,
Kalp-damar rahatsızlıkları ve kan dolaşımı sorunları gibi pek çok hastalık daha sayabiliriz.
Ayrıca NPY hormonu; nezle ya da grip gibi hastalık dönemlerinde bağışıklık sistemi hücrelerini engeller ve kişinin daha geç iyileşme göstermesine sebep olur. Örneğin, doktorların kanser hastalarının moralini yüksek tutma çabası da bundan ileri gelmektedir. Bu nedenle, stresle mücadele için işe stres yönetimi eğitimi almakla başlayabilirsiniz. Stresi hayatınızdan çıkarmak mümkün değildir. Yalnızca stresle başa çıkma yöntemlerini ve stresle yaşamayı öğrenebilirsiniz. Unutmayın, güçlü olan değil uyum yeteneği olan hayatta kalır. Stressiz değil, stresi kontrol altına alabildiğiniz günler yaşamanız dileğiyle.
Bu yazı hakkında ne düşünüyorsun?
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar

İŞKUR’a İnternetten Başvurabileceğinizi Biliyor muydunuz?
Son yıllarda üniversite mezunu olsanız bile iş bulmak hiç de kolay değil. Elinizde diplomanız, aklınızda onlarca soru işaretiyle "Şimdi nereden başlasam?" diye düşünüyorsunuz. Ama işin güzel tarafı, iş arama yöntemleri artık çok değişti. Eskiden İŞKUR internet üzerinden başvuru almazdı. Ama değişen çağ ile birlikte İŞKUR internet aracılığıyla da başvuru almaya başladı. İŞKUR önünde saatlerce sıra bekleyenleri hatırlayın; o günler geride kaldı. Şimdi her şey internet üzerinden çok daha hızlı ve pratik. Örneğin İstanbul'da yaşıyorsanız veya orada çalışmayı düşünüyorsanız İstanbul iş ilanları sayfasını, esnek çalışmak istiyorsanız uzaktan çalışma iş ilanlarını mutlaka inceleyin. Böylece hem kamunun hem de özel sektörün kapılarını aynı anda zorlamış olursunuz.

Çalışmayan Kadınlar Evde Kendi İş İmkanınızı Yaratabilirsiniz!
Çalışmayan kadınlar için evde yapıalacak birçok iş mevcuttur. Lise ya da üniversite sonrasında işsiz kalan, doğum izninin ardından iş hayatına dönmek isteyen ama defalarca reddedilen biri misin bu durum düşündüğünden çok daha yaygındır. Part-time iş ilanlarına göz atmak iyi bir başlangıç olabilir ama bazıları için en mantıklı adım evde iş imkanı ile para kazanmanın yollarını aramak.

3000 TL Maaş ile 1000 Aday Aranıyor!
Antalya'dan gelen bir haber, aslında Türkiye'nin genelinde sanayinin kanayan bir yarasına parmak basıyor: "Nitelikli eleman bulunamıyor." Akdeniz Sanayi Sitesi, bünyesinde çalışacak tam 1000 personel arayışında. Üstelik sunulan maaşlar ve çalışma imkanları personel için oldukça tatminkar seviyelerde. Ancak tablo oldukça düşündürücü; devasa sanayi sitesinde ihtiyaç duyulan bu boşluk, ne yazık ki doldurulamıyor. Sanayi, üretim ve teknik alanlarda kariyer yapmak isteyen adaylar için güncel iş ilanları sayfasını incelemek, kendilerine uygun çalışma fırsatlarını değerlendirmek açısından önemli bir adımdır.