Doğulan Yer mi? Doyulan Yer mi?

Doğduğun Yerde misin, Doyduğun Yerde mi?
Doğduğun yer değil, doyduğun yer demiş atalarımız. Genelde “nerelisin?” sorusunu duyanlar doğduğu yeri söyler. İstanbul’da büyüdüm, İstanbul’da eğitim aldım, İstanbul’da mesleğimi öğrendim, “Peki, nerelisin? Artvin. Bana da nerelisin diye sorulsa, tabi ki doğduğum yeri söylerim hemen ama bence doyduğumuz yerinde kıymetini bilmemiz gerekir. Doğduğumuz yere bir katkımız yoksa ya da doğduğumuz yerde kendimize bir faydamız yoksa arayışımız da doyacağımız yerlerde olur. İnsan doğduğu yeri değil, geçimini sağladığı yeri yurt edinir.
Doğu bilgeliği der ki “ Kuyunun dibindeki kurbağa, gökyüzünü kuyunun ağzı kadar sanır! …” Söz, kendini kurbağa hissedenlere, ufkunu dar tutanlara… Biz kurbağa olmadığımıza göre önyargılarımızı kırıp gerçek gökyüzünü görmeliyiz. Okuyarak, öğrenerek ve araştırarak kuyunun ağzına yaklaşmamız, büyük resmi görmemiz ve stratejik davranmamız gerekir.
Kimilerinin yuvadan ilk uçuşu eğitim süreci ile başlar. Başka şehirde üniversite okumak, tek başına hayatta durabilmeyi, kendine bakabilmeyi öğretir ilk olarak. Lakin iş öyle tahmin edildiği gibi kolay değildir aslında. Kocaman şehirde bir başına yapayalnız kalmak… Yeni ortamlara, yeni insanlara alışmak zor gelir en başlarda. Zamanla alışırız ama aynı zamanda tanımaya başladıkça tecrübelerimizle insanlara kolay güvenilmeyeceğini de öğreniriz.
Eğitim sürecini tamamladıktan sonra sıra gelir iş hayatına. Nitekim eğitim şansını bulamayan insanlarda doğdukları yerde geçimlerini sağlayamadıklarında uzak diyarlarda iş sahibi olabilmek uğruna hayallerini bir bavula koyarak terk-i diyar yolculuğuna çıkarlar. Daha iyi yaşam koşulları arama ve bu nedenle yer değiştirme sadece bize ait bir özellik değildir. Hayvanlar bile bulundukları ortamda mevsimsel değişikliklerle beraber yiyeceklerin azalmasıyla hayatlarını devam ettirmelerine olanak sağlayan ortamlara göç ederler. Fakat bu yer değişikliği her zaman aradığını bulma anlamı taşımaz. Arama, aradığını bulmayı sağlamıyorsa hayal kırıklıkları, çok daha büyük ve karmaşık sorunlar üretebilir. Birçoğumuzun memleket özlemi belki de bu yüzdendir.
Nerede doyarsak doyalım memleket başkadır, bize imkân sağlayamamış olsa da ona sitemimiz yoktur. Yeni memleketler görsek, oralara yerleşsek, oralarda çoğalsak da, asıl kökenimiz olan memleketimizi unutmayız. Hiç görmeyenin bile nüfus kütüğü üzerine inşa ettiği memleket bağlılığı bir gurur kaynağı, taşınması gereken bir duygu olarak yerleşmiştir ülkemiz insanının yüreğine. Bu nedenle birçoğumuz emeklilik vakti gelip çattığında doyduğumuz yerde elde ettiğimiz tohumu doğduğumuz topraklara ekeriz.
Karnınızın doyduğu şehirlerin, yüreğinizi de doyurması dileğiyle…
Öneri ve görüşleriniz için info@isbul.net adresine e-posta gönderebilirsiniz.
İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar

Mezuna Kalmak ile İlgili Bilmeniz Gerekenler
Her sene milyonlarca insan lise eğitimini bitirerek üniversite eğitimine başlamak üzere sınavlara başvuru yapıyor. 2022 yılında TYT’ye 3 milyon 234 bin 318 kişi, 2 milyon 56 bin 466 öğrenci başvuru yaptı. Başvuru sayısının bu kadar yüksek olması ve tercih yapılmak istenen alanların doluluk oranın adaya oranla az olması çoğu öğreniciyi mezuna kalma düşüncesine itiyor. Mezuna kalmak isteyen ama bunun nasıl sonuçlarını olacağını, neler yapabileceğini veya neden mezuna kalması gerektiği hakkında soru işaretlerini bu yazımızda bulabilirsiniz.

Deneyim Gerektirmeyen İşlerde Çalışmak İster Misiniz?
Özellikle yeni mezunlar ya da part time olarak çalışmak isteyen adayların kolayca yapabileceği ve deneyim gerektirmeyen işler bulunmaktadır. Bunların dışında iş değiştirmek isteyen adayları da deneyim gerektirmeyen işler beklemektedir. Peki, deneyim gerektirmeyen işler nelerdir?
