Ofiste Formunuzu Korumanın 5 Altın Kuralı

Ofis ortamı, günümüzün en büyük kısmını geçirdiğimiz, bu süre zarfında çoğunlukla hareketsiz kaldığımız alanlardır. Bu hareketsizlik elbette sağlık için çeşitli problemleri beraberinde getirir. Hareketsiz yaşam sebebiyle vücutta postür bozuklukları, omurga eğriliği, eklem rahatsızlıkları gibi sağlık problemlerinin yanında, hareketsizliğe bağlı kilo sorunu da ortaya çıkar. Bundan kaçınmak adına bazı önlemler almak gerekmektedir. Ofiste formunuzu korumanın 5 altın kuralına göz atarak ofiste fit kalma imkanı elde edebilirsiniz. Ofiste sağlığınızı korumanın ipuçlarına ise buradan ulaşabilirsiniz.

Ofiste Fit Kalmak İçin İzlemeniz Gereken 5 Yol

Kilo alımına sebep olan en temel sebepler hareketsizlik, düzensiz ve sağlıksız beslenme, stres, hormonal ve genetik faktörlerdir. Kilo vermek ve daha sağlıklı bir vücuda sahip olmak isteyenlerin kilo alma sebebini tespit etmesi; tıbbi bir problem varsa bunu ortadan kaldırmak adına çabalaması gerekmektedir. Şayet sebep diğer faktörlerden biriyse, kilo vermek ya da kilo almayı önlemek isteyen kişinin hayat tarzında değişikliğe gitmesi bir mecburiyettir. Bu iyileştirme yolunda, ofiste formunuzu korumanın 5 altın kuralını şu şekilde özetleyebiliriz:

Stres Seviyenizi Azaltın

Stres altında olan insanlarda da kilo artışına rastlanır. Zira, kandaki stres hormonları sürekli yüksek seviyede kaldığında insülin direnci artarak kilo alımı gerçekleşmektedir. Dolayısıyla stres faktörünün ortadan kalkmaması halinde kilo artışı devam edecektir. Stresi azaltmak için öncelikle strese sebep olan faktörün tespit edilmesi, ardından bu sebebin ortadan kaldırılması gerekmektedir. Şayet değiştirilemeyecek şartlar söz konusu ise belirli aralıklarla gerçekleştirilen meditasyon seanslarıyla vücut dinginleştirilmeli ve vücut stresten arındırılmalıdır.

Güne Kahvaltıyla Başlayın

İyi bir kahvaltıyla güne başlamak hem daha zinde hissetmenizi sağlayacak, hem de gün içinde atıştırma ihtiyacı hissetmenizi önleyecektir. Atıştırmalıklarla ya da hazır gıdalarla yapılan kahvaltı; gerekli besin değerlerinin alınmamasına, ani insülin artışı sebebiyle geçici bir tokluk hissinin yaşanmasına sebep olmaktadır. Bu nedenle, tüm besin gruplarının dengeli biçimde dağıtıldığı, kalorisi düşük ama doyurucu bir kahvaltı yaparak güne başlanması atılacak en önemli adımlardandır.

Su İçmeyi Unutmayın

Su içmek, kilo kontrolündeki etkisinin yanı sıra, sağlığa her anlamda fayda sağlayan bir harekettir. Bu nedenle, vücut kitle indeksine göre gün içinde belli bir miktarda su tüketmek son derece önemlidir. Su içmeyi sevmiyorsanız tarçın, limon, salatalık ya da nane gibi antioksidan maddelerle suyunuzun tadını değiştirebilir, aynı zamanda da yağ yakımını hızlandırmayı sağlayabilirsiniz. Su içmeyi unutuyorsanız çalıştığınız bilgisayarda zamanlayıcı ya da masa üstü notlarından faydalanabilir, ekranınızın kenarına ya da masanıza hatırlatma kağıtları yapıştırabilirsiniz.

İmkanını Bulduğunuz Her An Hareket Edin

İşe giderken bir durak erken inmek, asansör yerine merdiveni tercih etmek ya da kaslarınızı harekete geçirecek hareketlere imkan yaratmak size çok şey kazandıracak. Düzenli yürüyüş yaparak gün içinde hareketsiz kaldığınız saatleri telafi edebilirsiniz.

Tatlı İsteğinizi Engelleyin

Kilo vermek isteyenlerin, özellikle de bayanların en iradesiz olduğu konu tatlı krizleridir. Tatlı isteğini önleyemeyenler için meyve, kurutulmuş meyve ya da küçük bir parça kakao oranı yüksek çikolata kurtarıcı olacaktır. Kalorili tatlılar tüm çabaların boşa gitmesine sebep olabilir. Bu nedenle Ofiste formunuzu korumanın 5 altın kuralından belki de en önemlisi olan bu maddeye dikkat edilmelidir.