Sevmediğin Bir İşte Çalışmak!

Hayatta her zaman, her alanda şanslı değilizdir. Bu sadece bizim başımıza gelen bir şey olmamakla birlikte tüm insanların yaşadığı durumlardandır. Sevdiğimiz işi yapabilmek de hayat koşulları içinde oldukça şansa bağlı bir faktördür. Günümüz ekonomik durumu, ülkemizde işsizlik oranının bu denli yüksek oluşu gibi nedenler iş bulmayı çok fazla zorlaştırmaktadır. İnsani zaruri ihtiyaçlarımız çağımızda para ile karşılanmaya endekslenmiştir. Bu da keyfi keder bir çalışma hayatından ziyade, çalışmayı mecburi bir hale sokmaktadır. Bu durumda kalan her birey yaşamda kalabilmek için ihtiyaçlarını gidermek adına, kendine uygun olup olmadığını irdelemeden işlere başvurmaktadır.

Günümüzde gençler pek çok hayal ile üniversite yaşamına başlar fakat öğrenimlerinin sonuna geldiklerinde gerçek yaşam tüm acımasızlığıyla karşılarında belirir. Hayaller kanatlar takar fakat gerçeklerin ağırlığı uçmaya izin vermez. Benzer durumlardan çoğu tahsilli insan geçmiştir. Yaşam bir süreç ve bu yol asla sabit ve güvenilir değildir. Karşımıza ne çıkabileceği her daim kestirilebilen bir durum değildir.

Alınan eğitimlerden sonra; iş arayışına başlarız. Bahsettiğimiz koşullar elverip bir iş buluruz fakat çalıştığımız iş bize uygun değildir ya da ortamı veya çalışma şekli bizi strese sokar. Bu koşullar işi sevmememize neden olur. O aşamada hayat bizim için zorlaşır. Sevmediğimiz işte çalışmak, enerjimizi düşürür, hayat enerjimizi elimizden alır. Olumsuz düşüncelerle kendi kafamızın içinden çıkamaz psikolojik sorunlar yaşarız. Eğer böyle bir durum içindeysek öncelikle aklımızda tutmamız gereken şey, hayatın sadece işten ibaret olmadığıdır. Bu farkındalığa erdiğimizde kafamızı yaşamın diğer alanları ile meşgul edebiliriz. Peki işimizi sevmiyorsak neler yapabiliriz?

Kısa Molalar Verin

Çalışırken malum çok fazla vaktimiz olmaz fakat izin günlerimizi verimli, her şeyden uzak geçirebilmek elimizdedir. Bir gün bile olsa yaşadığımız ortamdan uzaklaşmak ruh halimizde gözle görülür bir değişime sebebiyet verecektir. Eskilerin de dediği gibi, tebdil-i mekânda ferahlık vardır.

Beslenmenize Dikkat Edin

Şehir yaşamında genellikle iş ortamları ofis içlerinde olduğundan, yemek molalarında yenilen yemekler çoğunlukla masa başı işler yüzünden yakılamamaktadır. Çalışan, sağlıksız beslenerek hem zihnine hem bedenine daha fazla zarar vermemeli ve beslenmesine sağlıklı öğünlerle devam etmelidir.

Gereken Uyku İhtiyacını Karşılamak

İş hayatımız oldukça fazla zamanımızı almaktadır. İşten arda kalan zamanlarda birçok şeyi aynı anda yapmak isteyebiliriz fakat vücudumuz için gereken temel ihtiyaçlarımızdan yeterli uyku alımını öncelikle gerçekleştirmeliyiz. Bu ruh halimize olumlu yansıyacak, daha doğru düşünmemize sebep olacaktır.

Egzersiz ve Spor Yapmak

Düzenli yürüyüş bilinen en faydalı spordur. İş yaşamımızdan arda kalan vakitlerde belki spor salonlarına gidecek vaktimiz olmaz ama en azından kısa mesafeli her yere yürüyerek gitmek tercihimiz olabilir. Sporun ruh halimiz üzerinde kanıtlanmış bir iyileştirici özelliği vardır. Daha dinç ve sağlıklı hissetmemize sebep olmaktadır.

Yukarıda belirttiğimiz başlıklar, var olan durumla baş etmek için kullanılacak küçük tavsiyelerdir. İşimizi sevmeden de yaşamımıza anlamlar katarak mutlu olabiliriz. Hayatımız yalnızca iş yaşamından ibaret değildir. İş yaşamı hayatımızın sadece bir parçasını oluşturur ve geri kalan zamanda neler yaptığımız nelerle ilgilendiğimiz bizi oluşturur. Sevmediğimiz bir işte çalışırken öncelikle gerçekçi bir değerlendirmede bulunarak ne için orada olduğumuzu aklımızdan çıkarmamalıyız. Sebebimiz her ne ise o amaca sadık kalarak elimizden geleni yapmalı, geri kalan zamanımızı kendimize göre şekillendirmeliyiz. Çoğu tanınmış bilim, sanat, iş insanı bir anda bulundukları konuma gelmemiş türlü başarısızlıklardan geçmiştir. Unutulmamalıdır ki kimse gül bahçelerinden geçerek başarıya ulaşmaz. Engelleri dinlenme noktamız olarak görürsek başarı da en sonunda bizden kaçmayı bırakacaktır.