İş Hayatında Sosyal Psikolojinin Etkisi

Birey; sosyal bir varlık olarak toplum içerisinde birçok role sahip olmaktadır. Örgütsel ve toplumsal açıdan roller, aslında birey açısından toplumsal beklenti olarak da tanımlanmaktadır. Sosyoloji ve sosyal psikoloji kavramı olan rol, kişiye toplumlar tarafından aktarılan bazı kodları barındırmaktadır. Hayatımızın her yerinde benliğimize aktarmış olduğumuz bu roller bizleri psikoloji açısından yoğun bir şekilde etkilemektedir. Her kişi, sosyal hayatta var olduğu kişilerden veya sosyal gruplardan birtakım rolleri kendi benlik algısına da kodlamaktadır. Bireylerin kendi içinde bu rolleri uygulaması ise tabi ki farklılık göstermektedir.

Günümüzde; küreselleşme, kültürel ve ekonomik gelişmeler, teknolojinin zamanla değişim ve gelişim göstermesi kişinin rollerindeki algıyı da değiştirmektedir. Özellikle iş ve aile rollerinde farklı sonsuz sayıda talepler ortaya çıkmaktadır. Bu durum iş veya aile içerisinde çatışma durumlarını da beraberinde getirebilir. Çatışma durumu kişide, psikolojik veya fizyolojik sorunlara sebep olmaktadır. Örgütsel sağlığın korunamaması durumunda, bireyle iş ve aile çatışması sonucunda olumsuz tavır sergileyebilmektedir. Özellikle kişinin kendi içlerinde çözemedikleri sorunlar örgütsel bağlılığa zarar vermekte ve durum işten ayrılma gibi sebeplere de yol açmaktadır.

Örgütsel Psikoloji Nedir?

Baymur’a göre psikoloji: “Zihinde geçen bilinç olaylarını, insan davranışlarını, kişiler arası ilişkileri, insan ve çevresi arasındaki ilişkileri ve insanın çevresine uyum sürecini analiz eden bilim dalı” olarak tanımlanmaktadır.

Örgütsel psikoloji ise, iş yaşamında bireylerin davranışlarını inceleyen ve analiz eden bir alandır. Yaşam içerisinde birçok role sahip olmak aynı zamanda, karışıklığın yönetilmesinde de karşımıza zorluklar çıkarmaktadır. İş hayatındaki karışıklıklar, aile hayatındaki bitmeyen sorumluluklar ve tabi ki kafamızın içerisindeki düşüncelerin karışıklığı… Bu olguları tek bir zamanda aynı anda koordine etmek hepimiz için uğraştırıcı ve zor olmaktadır. Yolda yürürken, toplu taşıma araçlarını kullanırken, evde ailemizle ilgilenirken, iş yerindeki görevleri yaparken kısaca her yerde ve koşulda kişiye bağlı olarak farklı rollerimiz bulunmaktadır. Tüm bu roller içerisinde örgütsel psikoloji iş yaşamını ele alan ve iş yerindeki etkileşim sürecini aynı zamanda işçi davranışlarını inceleyen bir alan olarak karşımıza çıkar. Riggio, endüstri ve örgüt psikolojisi kapsamında; örgütlerin yapısını, fiziksel, sosyal, psikolojik olarak iç ve dış çevrenin çalışan birey davranışlarını nasıl etkilediğini inceleyen bir dal olarak tanımlamıştır.

Örgüt psikolojisi işgörenleri seçme, yetiştirme, geliştirme ve motive etme yöntemlerinde önemli bir etkiye sahiptir. Yoğun tempo ve stres altında çalışan her birey için motivasyon sağlama noktasında büyük bir önem taşımaktadır. Örgütsel bağlılık ise, çalışanların örgütle psikolojik bağlamda bütünlük sağlaması, örgütün vizyon ve misyonunu benimsemesi olarak tanımlanabilir. Birçok çalışan, iş yaşamında sosyal psikolojik etkiyle birlikte takındığı rolleri, örgüt içinde kalma ve başarıya ulaşma hedefiyle özenle yerine getirmeye çalışmaktadır. Çatışma ortamında kriz yönetiminin sağlanması açısından “örgütsel psikoloji” ödüllendirici, çalışma performansını arttırıcı ve motivasyon sağlayıcı nitelikleri sağlayabilmesi noktasında büyük gelişmelerin önünü açmaktadır.