İş Hayatında Korkularınıza Teslim Olmayın

Sosyal çevremiz içerinde ve iş hayatımızda yaşama dair gerçekleştirmiş olduğumuz her türlü davranış öz varlığımızı, bizim biz olmamızı, kalabalık içerisinde bir varlık sürdürüyor olmamızı ifade etmektedir. Her bireyin kendine özgü bir kişiliği, bir karakteri ve bir yeteneği bulunmaktadır. Bu özelliklerimiz bizi diğer insanlardan ayıran en temel özelliklerimizdir. Bu özelliklerimizle birlikte çeşitli sosyal alanlara ya da iş alanlarına yönelmekteyiz. Bu alanlarda göstermiş olduğumuz her başarı, kendi varlığımızı özümsememizi, bir şeyler yapabiliyor olmanın mutluluğunu yaşamamızı sağlamaktadır. Fakat bazı durumlarda kendimize olan öz güvenimizi kaybedebilir, adım attığımız her alanda başarısız olacakmışız hissini yaşayabiliriz. Bu gibi durumlar insanın içerisinde bulunduğu psikolojik ruh halinin birer yansıması konumundadır. Birey, yaşadığı toplum içerisinde kabul görme kaygısıyla kendine olan özgüvenini yitirebilir, dahil olduğu sosyal hayatta ya da iş hayatında başarısız olacağını düşünebilir.

Korkularınıza Teslim Olmayın

Korku, insanı birçok alanda sınırlayan, endişe veren ve dahil olacağı işlerden alıkoyan, insani duygulardan biridir. Bu duyguya teslimiyet ile gelişimden uzak, başarı sağlayabileceğimiz birçok alana dahil olmayarak yaşarız. Bu da bizleri, toplum içerisinde pasif, asosyal kişilikler haline getirebilir. Yaptığımız ve yapacağımız her türlü davranışın, bulunduğumuz toplum üzerindeki yansımaları, bizi endişe ve korku duygularının hakimiyeti altına alarak, pasifize eder. Bu da insanı, istediği başarıya ulaşamayan, başarıya ulaşmak için gerekli çabayı sarfetme cesareti gösteremeyen bir birey haline dönüştürebilir.

Korku ve endişelerimiz, dahil olduğumuz iş alanında ya da bulunduğumuz toplumlar içerisinde kabul görme ihtiyacını doğurmakta, bu da başarısızlığı tetiklemektedir. Örneğin; iş ilanına başvurduğu firmadan olumlu dönüş alan bir birey, korkularından dolayı bu işte verimlilik gösterip göstermeyeceğinden endişe duyar. Bu endişe, uzun vadede başarısızlığın temellerini atarak bizi başarı sağlayabileceğimiz alanlardan pasifize edebilir. Bu duygular gerçekleştirmemiz gereken işleri ertelememize, bu işte vazgeçmemize hatta başarısız olmamıza neden olabilir. Bu nedenle bizi başarısızlığa iten bu duygulardan uzaklaşmanın yollarını aramamız gerekir.

Kendimize duyduğumuz inanç ve özgüvenimiz, bizi korku ve endişelerimizden uzaklaştırarak, daha mutlu bireyler haline gelmemize yardımcı olur. Güçlü yönlerimizi keşfederek üzerine gitmeli ve kendimize olan inancımızı yitirmemeliyiz. Dahil olacağımız her işten başarıyla çıkacağımıza inanarak, sahip olduğumuz yeteneklerin farkına vararak, büyük bir özgüvenle adımlar atmalıyız. Bu şekilde başarı sağlamak kaçınılmazdır.

Kendinize Güvenin ve Olumlu Düşünün

Olumlu olumsuz her türlü düşünce, ruhsal yapımızın şekillenmesine vesile olur. Biz düşüncelerimizi ne ile doldurursak, bize yansıması ve bizi şekillendirmesi de o yönde olur. Olumlu düşüncenin gücü ile birlikte kendimizde var olan yeteneklerin farkına vararak, bu yeteneklerin üstüne gitmeli ve kendimize olan inancımızı daima korumalıyız. Endişe duyduğumuz ve korktuğumuz her ne varsa bunun farkına varmak, bu duygulardan arınabilmemiz için en önemli adımımız olacaktır. Nelerden çekindiğimizi ve nelerden korktuğumuzu belirleyebilirsek, bununla mücadele çok daha kolay olacaktır.

Korkularımızla yüzleşmeli ve bu duygunun yerine olumlu düşüncelerimizi koymalıyız. Böyle olumsuz duygularımızı yönetmemiz daha kolay olacaktır. Reddedilme endişesi ile cesaret edemediğimiz çoğu işe, özgüvenimiz ve kendimizi motive eden olumlu düşüncelerimizle birlikte dahil olabilir, hem çalışmakta olduğumuz firmalara hem de kendimize katkıda bulunabiliriz. Korku ve endişelerinizin farkına varmaya çalışın. Sizi demotive edecek durum ve olaylardan uzak durarak, yapabileceklerinizin bilincinde olmaya çalışın. Olumlu düşünmenin gücüne inanın ve yapacağınız her işte başarı sağlayabileceğinizi unutmayın…