Çalışma Hayatına Katılan İlk Türk Kadın Örnekleri

Kadın, öncelikle kendine toplum tarafından biçilen rolleri yerine getirmekle mükellef göründüğü için, toplumsal yaşam içerisinde çeşitli alanlara dahil olması ne yazık ki zaman almıştır. Evvela bir kız evlat, sonra eş, daha sonra ev hanımı, daha da sonra anne olarak biçilen hayatını yaşarken, kendisini geliştirebileceği ve üretim sağlayabileceği bir alana yönelebilmesi pek mümkün olmamıştır. Dünya üzerinde gerçekleşen kadın hareketleri neticesinde Osmanlı Dönemi ve Cumhuriyet Dönemi'nde de kadın için bir çok alanda gelişmeler kaydedilerek, kadına toplumsal yaşam içerisinde çeşitli alanlar açılmaya başlanmıştır. Kadının toplumsal rollerinde farklı alanlar yaratabilmesine olanak sağlayan gelişmeler Osmanlı'dan günümüze kadar devam etmektedir. Osmanlı'nın içerisinde de kendine iş alanı oluşturabilen kadınlar, bugünün kadınlarına bir ilham kaynağı, bir idol olma niteliği taşımaktadır. Bu yazımızda Çalışma Hayatına Katılan İlk Türk Kadınları hakkında kısa bilgiler verilecektir...

ADINI TARİHE YAZDIRAN TÜRK KADINLARI

Türk kadını tarih boyunca, becerileriyle, savaşçı ruhuyla, anaçlığıyla adından söz ettirmeyi başarmıştır. Her ne kadar toplumların değişmesiyle birlikte bazı zorlu süreçlerden geçmiş olsalar bile, azimlerinden ve mücadelelerinden asla vazgeçmemişlerdir. Aklımıza gelebilecek bir çok alanda iş hayatına atılmaya başlayan Türk kadınları, en çarpıcı örneklerini Osmanlı Dönemi ve Kurtuluş Dönemi'nde barındırmaktadır. Bunlardan bir kaçını sizler için araştırdık...

Naciye Suman

I. Dünya Savaşı sırasında eşinin cepheye gitmesiyle evinin geçinimi sağlamak zorunda kalan Naciye Suman, ''Türk Hanımlar Fotoğrafhanesi'' adlı bir fotoğraf stüdyosu açarak, sadece kadınlara verdiği hizmetlerle geçimini sağlamaya başlamıştır. Ardından düğünlere de fotoğraf çekmek için gitmeye başlayan Naciye Suman, ''İlk Profesyonel Müslüman Kadın Fotoğrafçı'' olarak ismini tarihe yazdırmıştır. Sarayda sultan çocuklarına fotoğraf dersi verdiği de bilinmektedir.

Feride Şevket Hanım

İlk Türk Müslüman Kadın Bankacı olarak bilinen Feride Şevket Hanım, 1921 yılında Osmanlı Bankası'nda gişe memuru olarak başladığı göreviyle, Müslüman kadınlarının iş imkanlarının genişlemesine olanak sağlamıştır. Daha sonrasında bankada çalışan Türk ve Müslüman kadınların yüzdesinin artmasına zemin hazırlamıştır.

Mihri Müşfik Hanım

Türkiye'de çağdaş resim alanında çalışmalar başlatan ilk kadın ressam olarak ismini tarihe yazdırmıştır. Ayrıca kız öğrencilerinin gitmekte olduğu bir Güzel Sanatlar Akademisi'nin de yöneticiliğini yaparak, Türkiye'de bir çok kadın ressamın yetişmesine ön ayak olmuştur.

Emine Seher Ali Hanım

1913 senesinde Dersaadet Telefon Anonim Şirketi Osmaniyesi'nin gazetelere vermiş olduğu kadın santral memurlarına yönelik iş ilanına hiç bir kadının başvurmamasına sert eleştiriler getirerek, kadınların harekete geçmesine olanak sağlamıştır. Bu olay neticesinde ilana başvuran kadınlara telefon şiketinin zorlama çıkarmasına aldırış etmeden direnerek, yedi Osmanlı kadınının santral memuresi olarak işe başlamasına vesile olmuştur.

Afife Jale

Sahneye çıkan ilk Türk kadın oyuncu olarak ismini tarihe yazdırmayı başaran Afife Jale, 1919 senesinde sahneye ilk defa çıkmasının ardından tutuklanmaya çalışılmıştır. Fakat kaçmayı başaran Afife Jale, oyunculuk tutkusundan asla vazgeçmemiştir. Cumhuriyet'in ilanından sonra kadın oyunclara verilen destek sayesinde amacına ulaşmş ve kadın oyuncuların önünü açmıştır. Günümüzde önde gelen tiyatro ödüllerine adının verilmesiyle (Afife Jale Ödülleri), vermiş olduğu kutsal mücadele hala yaşatılmaktadır.

Arife Hanım

Adını İlk Kadın Dergi Sahibi olarak tarihe yazdıran Arife Hanım 1884 yılında çıkarmış olduğu Şukufezar dergisini kadınlarla birlikte çıkarmış ve ilk sayısında;

Biz saçı uzun, aklı kısa denilerek erkeklerin alaycı gülüşlerine hedef olan bir tayfayız. Erkekliği kadınlığa, kadınlığı erkekliğe tercih etmeyerek bunun aksini ispat etmeye çalışacağız.

yazısını yayımlayarak, kadınların iş hayatındaki yeri adına sağlam bir temel atmayı başarmıştır.

Nuriye Ulviye Mevlan Civelek

Türkiye'de ilk feminist kadın dergisini çıkaran ve ilk kadın gazeteci olarak anılan Nuriye Ulviye Mevlan Civelek, 1983'te Gönen'de doğdu. Çerkes bir ailenin kızı olan Nuriye Ulviye Mevlan Civelek, zoelu yaşam öyküsüne rağmen, azminden ve mücadelesinden taviz vermesi. Küçük yaşlarda, kendinden yaşça büyük biriyle evlendirilen ve daha sonra dul kalan Nuriye Hanım, ikinci evliliğini bir gazeteciyle yaptı. Atatürk'e muhalefet olması gerekçesiyle eşinin tutuklanmasından bir süre sonra üçüncü ve son eşiyle evlenerek, 20 yaşında 'Kadınların Dünyası' adlı kadın dergisini çıkarmıştır. İlk kadın hakları savunucularından olan Nuriye Ulviye Hanım, bütün dergi çalışanlarını kadınlardan oluşturuyordu.

Sabiha Gökçen

Annesi ve babasının vefatından sonra Bursa'yı ziyareti sırasında Atatürk tarafından evlatlık edinilen Sabiha Gökçen, Gökçen soyadını da Soyadı Kanunu'nun çıkmasının ardından Atatürk tarafından aldı. İyi bir orta öğretim eğitiminden sonra Türk Hava Kurumu'nun sivil havacılık okuluna girerek, yüksek planörcülük brövelerini aldı. Daha sonra Eskişehir Askeri Hava Okulu'na girerek, askeri pilot ünvanını alan Sabiha Gökçen, ''Dünyanın İlk Kadın Savaş Uçağı Pilotu'' ünvanını alarak, Türk kadınını dünya tarihine yazdırmayı başarmıştır.

* Türk kadını, azmiyle, mücadelesiyle zaferlere ulaşarak, bunu bir çok alanda ispat ederek adını dünya tarihine yazdırmıştır. Günümüzde de imza attıkları başarılarıyla, bir çok kadının ilham kaynağı olmaya devam etmektedir. Yaşam şartları sebebiyle çeşitli zorluklardan geçen ve hala da sancılarını çeken kadınlarımız, artık birçok alanda iş imkanına sahip olabilmektedir. Kadınların iş hayatına katılması, ülkelerin refah seviyesinin artmasına, modernleşmesine ve gelişmesine imkan sağlamaktadır.

Konuya Benzer İş İlanları